×

Vaatlere İnanmak: İnsan Takip Edecek Bir Yol Arar

vaatlere inanmak

Vaatlere İnanmak: İnsan Takip Edecek Bir Yol Arar

Bir insanı kandırmanın en iyi yollarından birisi, ona içinde bulunduğu durumdan daha iyisini vadetmektir. Çünkü insan her zaman takip edecek bir yol arar. Ve bazı vaatlere inanmak durumunda kalır. Tarihe baktığımızda da bunu görürüz. Sonu kötü bitmiş bir vaatler yığınıdır tarih.

Ve bunun için herkes kendisini diğerlerine ya bu dünyada, ya da “öteki dünyada” bir şey vadetmek zorunda hisseder.

“En kötü düşmanlarımız, bize umuttan söz edenler, sorunlanmızın çözüleceği ve arzularımızın karşılanacağı, neşeli, aydınlık, çalışmanın ve barışın olduğu bir gelecek vadedenlerdir.

Vaatlerini yenilemenin onlara bir bedeli  yoktur, ama onlara kulak vermek bize çok pahalıya mal olur ve yalnızca yanlış fikirler ediniriz, biz ne kadar ilerlersek bu fikirler de o kadar etkili olur ve muğlaklığın sultası altında o ölçüde eziliriz.”* (Albert Caraco: Kaos’un Kutsal Kitabı)

Dünya asla bir cennet olmadı ve hiçbir zaman da olmayacak. Dünyada cennet diye bir şey olmayacak. Zaten “öteki taraftaki cennet” diye bir şey olduğuna da inanmıyorum. İdeolojiler ve inançlar insanı bu noktaya getirdi. İnsanlık bir vaatler yığınının altında boğuluyor. Ama ne yazık ki bence o vaatler hiçbir zaman gerçeğe dönmeyecek.

Vaatlere inanmak gerçeklikten kaçıştır

“Peșinden gittiğimiz șeyin tersini gerçekleştiririz, kendimize vaat ettiğimiz güzel yalanların aksi istikamette ilerleriz.”** (Emil Michel Cioran: Parçalanma)

Bu yüzden vaatler ile gerçekler çoğunlukla birbiriyle çelişir, birbirinden farklıdır. Ama insan neden vaatlere inanma gereği duyar? Bence bunun en önemli nedenlerinden birisi ölüm korkusudur. Bu yüzden insan vaatlere kendini inandırma ihtiyacı duyar. Çünkü insan kendi hayatının anlamlı olmasını arzu eder. Ona bir anlam katmaya çalışır. Katı gerçeklikle karşı karşıya gelmek istemez. Bu nedenle vaatlere inanmak bir açıdan gerçeklikten kaçıştır.

İnsan bazı vaatlere kendini inandırarak takip edeceği bir yola ihtiyaç duyar. En azından çoğu insan bence böyledir.

Peki ya vaatlere inanmamak ne anlama geliyor? Bence bunun adı umutsuzluk da değil; bu gerçeğin ta kendisi; bir kaya kadar sert ve çelik gibi bükülmez bir gerçek.

Oysa ki en güzeli, hiçbir șey vadetmeden, yapabileceğinin en iyisini bu dünyada yapmaktır. Ama belki de insanlığın yapabileceğinin en iyisi zaten buydu. Bilemiyorum.

Erol Anar

30 Haziran 2025 tarihinde erolanar.org’da yayınlanan “Gece Notları: Sen de Kaçtığın Bütün Sürülerin Yaralarını Taşıyorsun” başlıklı yazımdan bir bölüm. Gözden geçirilerek geliştirildi ve yeniden yayınlandı.

* Albert Caraco: Kaos’un Kutsal Kitabı, Sel Yayıncılık, 2. Baskı: Mayıs 2016, İstanbul, Çeviri: Işık Ergüden, sayfa 53-54.

Emil Michel Cioran: Parçalanma, Metis Yayınları, Çeviri: Siren İdemen, İlk Basım: Ocak 2020, İstanbul, sayfa 16.

https://www.metiskitap.com/catalog/book/36676

Üst görsel: Leah Newhouse, Pexel; alt görsel: Tobi, Pexel.

Share this content:

Yorum gönder

error: Content is protected !!