×

Varoluş Yarası Asla İyileşmez

Varoluş

Varoluş Yarası Asla İyileşmez

İnsanların çoğu cıvıl cıvıl dolu sahilleri, mavi gökyüzünü, top top beyaz bulutları, yaz ortamını severler.  Bunları ben de severim, bazen. Ama daha çok çocukluğumdan bu yana kışı tercih ettim ben; yalnızlığı, sanki sonsuza uzayıp giden boş sahilleri, yaprakların uçuştuğu bomboş yolları, sisler içindeki uzak ormanları tercih ettim. Belki biraz da sanatçı ruhuna sahip olduğumdandır, bilemiyorum belki bundan dolayı olabilir. İçimizden sızarak zaman zaman önlenemez bir biçimde açığa çıkan varoluş yarası asla iyileşmez.

Varoluşçu yanım her zaman baskın geldi; bazen varoluş sancısı çektim, bazen ise varoluşumdan keyif aldım. Zaten yaşam ikisi arasındaki dengede ilerlemiyor mu?

Boş bir sahile baktığımda, orada yalnız başıma yürüdüğümde, uzaklarda gördüğüm belki bir martı ya da bomboş sahile vuran dalgalar bana varoluşumu hatırlatıyor. Zaten dalgaların git gelleri arasında yaşamıyor muyuz?

Yaşamımıza hep anlam katmaya çalışıyoruz, birçok filozofun binlerce yıldır söylediğine kulak vermiyoruz; onlar ‘Yaşamın bir anlamı yok.’ diyorlar, ama biz duymuyoruz. Çünkü anlamsız yaşamaya tahammül edemiyoruz. Dünyada tek anlamlı şey ölümün kendisi belki de.

Kim bilir; işte her şeyi bu sözcüğün içine sığdırıyorum, bir defa daha: Kim bilir…

“Yara kalıyor”

“En büyük yara olan doğma derdini hiç kimse üzerinden atamaz. Oysa bir gün iyileşmek umuduyla hayatı kabullenir ve badirelerine katlanırız. Yıllar geçer, yara kalır.” diyor Emil Michel Cioran. (Zamana Düşüş, Emil Michel Cioran, Metis Yayınları, sayfa 40.)

Fakat ben zaman zaman dediğim gibi varoluş sancısı çeksem de, doğmuş olmayı kötü bir şey olarak görmüyorum artık.  Çünkü bu konuda yapabileceğim bir şey yok; doğmuşum ve yaşamak durumundayım. İntihar bana uzak.

Bu yaşamdan ne kadar çok keyif alırsam, acısıyla ve tatlısıyla ne kadar kendimce yaşarsam, o kadar mutlu olabilirim belki. Yani bazen… Çünkü her şey bir süreliğinedir. Sürekli olan hiçbir şey yoktur. Belki sonsuzluktan başka. Çünkü içimizdeki ve dışımızdaki boşluklar o kadar büyüktür ki hiçbir şey dolduramaz onu, sonsuzluğa kadar gider. Eğer yaşamımızın anlam dolu olduğuna inanırsak, böylece sadece kendimizi kandırabiliriz.

“Yara kalıyor.” Varoluşun yarası bu. Çok derinlere iç dünyamıza kadar uzanıyor.  Yara ile yaşamaya alışmamız gerekiyor belki de.

Erol Anar

Yirmi Dört Saat Yağmurları”başlıklı ve 5 Haziran 2022 tarihinde erolanar.org’da yayınlanan yazımdan bir bölüm.

Konuyla ilgili başka bir yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Görsel, dreamina ai ile olușturuldu.

Share this content:

Yorum gönder

error: Content is protected !!