“Hayat Siz Onu Planlarken Başınıza Gelenlerdir”
Sevdiğim anonim bir cümle vardır: “Hayat, siz onu planlarken başınıza gelenlerdir.”
Hep planlar yaparız, her şeyi ve herkesi kendi kontrolümüz altında tutmaya çalışırız. Böyle yaptığımızda kendimizi daha iyi hissederiz belki ve bir çeşit mikro iktidar uygularız diğer insanlar üzerinde. Böylece daha güçlü mü hissederiz kendimizi? Kim bilir…
Ama insan doğasının en önemli özelliklerinden birisidir bu kontrol, çünkü iktidar, kontrolü getirir.
Çoğu zaman kendimizi kontrol edemeyiz. Çünkü tüm enerjimizi ve dikkatimizi çevremizdeki insanları kontrol etmeye harcamışızdır. Bir hiç uğruna sinirleniriz. Bütün öfkemizi diğerlerine boşaltırız. Bunlar, üzerinde mikro iktidar kurduğumuz insanlardır. Daha sonra belki de pişman oluruz, ama iş işten geçmiş olur.
Çünkü kendini kontrol edemeyen insan, aslında hiçbir şeyi kontrol etmez, edemez. Hatta o kendinden habersizdir. Kendini olduğundan çok farklı görmektedir. Kim olursa olsun, kendi gerçekliğinden çok uzaktır. Çevresindeki insanlara kontrolsüzce, onları aşağılayarak ya da başka biçimlerde küçümseyerek, korkutarak davranmaya çalışan insanlar vardır. Bunlar diğer insanların gizli nefretine hedef olacaktır. Ama bu durumun belki de asla farkına varmayacaklardır.
Öz saygı
“Kendime saygı duyduğum sürece başkalarının fikirleriyle ilgilenmeye ihtiyaç duymam.” [David Burns: İyi Hissetmek, Psikonet Yayınları, 2007, sayfa 124]
Oysa çoğu zaman başkalarının fikirlerini, bile eklemeden sanki kendi fikirlerimizmiş gibi başkalarına dayatırız. Bir fikir oluşturmak için en küçük bir çaba bile harcamayız.
Kendine saygı duymamak, bence bir insanı çökerten en olumsuz davranış biçimidir. Ve çoğu insan kendine olan saygısızlığının farkında bile değildir. Çoğu zaman başkalarının ona saygısızlık yaptığını düşünür. Ama belki de büyük olasılıkla kendindeki öz güven eksikliği, aşağılık kompleksi ve başka etkenler olabilir. Bilemiyorum.
Belki de kendisine olan saygısızlığı yatmaktadır bunun temelinde; kim bilir…. O, belki başkalarına bağırırken, farkında olmadan kendi içindeki, bilinçaltındaki güçsüzlüğüne bağırmaktadır.
“Öncelikle, yaptıklarınız sayesinde değer kazanamazsınız. Başarılar size tatmin getirebilir ama mutluluk değil. Başarıya dayalı öz güven “sahte” bir güvendir, gerçek değildir.” [David Burns: İyi Hissetmek: sayfa 78]
Oysa çoğu insan başarılarıyla kendisine değer biçer; ne kadar çok paraya, iktidara, kariyere ulaşmışsa kendisini o kadar başarılı birisi olarak düşünür ve diğer insanları da küçük görmeye başlayabilir. Oysa yukarıdaki yazarın belirttiği gibi, bu öz güven değil, sahte bir güvendir ve dengesizliğe yol açabilir.
Erol Anar
5 Şubat 2025 tarihinde “erolanar.org”da yayınlanan “Gece Notları: İnsanın canavarlașma dıșında bir tarihi yoktur” bașlıklı yazımdan bir bölüm.
Görsel: Pixabay.
İlgili bir yazıya buradan ulaşabilirsiniz.
Share this content:



Yorum gönder