İkili İlişkiler Üzerine Notlar
İkili ilişkiler üzerine düşünüyorum. Artık öyle bir hale geldi ki, -isterse en yakın dostun olsun-, birisi sana biraz ilgi gösterdiğinde ya da sana biraz zaman ayırdığında, sanki sana Akdağ’dan kar bağışlıyormuş gibi havalara giriyor.
Oysa ikili ilişkiler karşılıklıdır. İnsanlar hem alırlar, hem verirler. Hem öğrenirler, hem öğretirler. Bu tek taraflı bir süreç değildir. Ama eğer bir taraf diğer tarafa sanki bir şey bahşediyormuş, lütfediyormuş gibi ilişkiyi sürdürmeye çalışıyorsa, o ilişkinin içi boştur ve hiçbir yere varamaz.
İlişkiler bir dengeye dayanır; denge yoksa, bir taraf dominant ise ve iktidar uyguluyorsa diğer tarafa; o ilişkinin dostlukla, arkadaşlıkla ya da gerçek aşkla, sevgiyle bir alakası yoktur.
Sabahattin Ali ünlü yapıtında şöyle yazar:
“Kimseye ihtiyacım yok… Kimseye minnettar olmak, kimsenin dostluğunu, lütfunu istemek niyetinde değilim…”İsterseniz…” [Sabahattin Ali: Kürk Mantolu Madonna, Remzi Kitabevi, İstanbul, sayfa 85.]
Gerçek anlamda karşılıklı olarak özgürleştirici ve gelişkin bir ilişkide bir taraf diğerine minnettarlık duymaz. Ya da bir taraf diğerine ilgi gösterdiği için karşı taraf ona minnettarlık duymaz. Çünkü zaten bu dostluğun, arkadaşlığın, sevginin gereğidir. Ama bir taraf hep veriyorsa, diğer taraf hep alıyorsa, ister maddi ister manevi anlamda, orada eşit bir ilişki olmayacaktır.
Boş beklentiler
“Neden benim gibi yapmayı öğrenmiyorsun?”
“Sen ne yapıyorsun ki?”
“Kimseden hiçbir şey beklemiyorum; böylece hayal kırıklığına da uğramış olmuyorum.” [José Mauro de Vasconcelos: Şeker Portakalı, Can Yayınları, İstanbul, Eylül 2022, Çev: Aydın Emeç, sayfa 47.]
Hayat bazı insanlar için sadece boş beklentilerden ibarettir. Çünkü bu tür insanlar kendilerini olduklarından farklı, daha üstün bir konuma koyarak beklentilerinin çıtasını yükseltirler. Böylece, genellikle beklentileri gerçekleşmez. Yani daha iyiyi beklerken daha kötüye bile erişemezler. Ve böylece aslında bomboş geçen bir hayat örneği görürüz. Bu da hayatın içinde durumdur.
Oysa hayatın içinde daha iyi diye bir şey yoktur. Onların çevrelerinde aslında göremedikleri şey çoğu zaman yanlarındadır. ama onlar sanki uzakta. Ama sanki yükseklerde bir yerdeymiş gibi düşünür ve hayatlarının fırsatlarını böylece kaçırırlar. Oysa hiçbir şey çok uzakta değildi. Her şey çok yakınlarındaydı. Sonuç olarak belki de bunun için göremediler, göremiyorlar.
Erol Anar
5 Şubat 2025 tarihinde “erolanar.org”da yayınlanan “Gece Notları: İnsanın canavarlașma dıșında bir tarihi yoktur” bașlıklı yazımdan bir bölüm.
Görsel: Jasiuu, Pixabay.
Share this content:



Yorum gönder