İnsanları Tanımak ya da Tanıdığını Sanmak Yanılsaması
İnsanları tanımak çok zordur, neredeyse imkânsızdır. Aslında şöyle bir çevremize ve kendimize bakalım birçok şeyi bildiğimizi düşünür, her şeyin farkında olduğumuzu iddia ederiz . İnsanları tanıdığımızı, her şeyi daha bakar bakmaz anladığımızı sanırız. Kendimize gerçekte olmayan vasıflar bağışlarız durmadan.
Aslında en yakınımızdaki insanlarla bile olan ilişkimizde onları tanımaktan acizizdir; ama tanıdığımızı sanırız. İşte bu sanılar üzerine kurulu felsefemiz, bakış açımız bizi hayatımızın sonuna kadar yanıltacaktır.
Hayatım boyunca gerçekte hiçbir şeyin farkında olmayıp da, her şeyi farkında olduğunu düşünen birçok insanla karşılaştım . Kendim de dahil. Aslında her şeyin farkında olmak imkânsız bir şey.
Ben de bir zamanlar belki kendimi ve herkesi kolaylıkla tanıdığımı, hatta her şeyin farkında olduğumu düşünüyordum. Ama sonraları böyle olmadığını anladım. İnsanları tanımak çok zor.
Gerçekte hiçbir şeyin farkında olmadığını anladığı an, işte o an birçok şeyi anlamanın yolları açılır insanın önünde.
Dazai: Yalnızlık ve insanın varoluş sorunu
Osamu Dazai kitapları okuyorum son günlerde. Japon edebiyatına devam. İlginçtir o da okuduğum son iki Japon yazar gibi intihar etmiş. Bilemiyorum ama galiba Japon yazarlar arasında intihar yaygın gibi görünüyor sanırım. Zengin bir ailenin çocuğu olan yazar çılgın bir hayat yaşamış; esrarkeş bir alkolik olarak intihar etmeyi defalarca denemiş.
En sonunda 1948 yılında başarılı olmuş ve genç yaşta daha 39 yaşındayken kendi hayatına son vermiş. “Hızlı yaşa genç öl, cesedin yakışıklı olsun!” sözünün gerçek hayattaki bir yansıması gibi sanki.
Yazarın modern klasik olarak bilinen yapıtlarında yalnızlık ve insanın varoluş sorunu da işlenir. Örneğin “Batan Güneş”, “İnsanlığımı Yitirirken” başlıklı yapıtlarında da intihar konusu geçiyor.
“Ah, insanlar birbirleri hakkında en temel şeyleri bile bilmiyorlar. Birbirlerini zerre anlamadan en iyi arkadaş olduklarını sanıyorlar. Yaptıkları hatayı asla anlamadan sürdürüyorlar yaşamlarını…” * (Osamu Dazai: İnsanlığımı Yitirirken)
İnsanı temelden yanlışa düşüren ve yıkan en önemli şeylerden birisi bence bildiğini, tanıdığını, farkında olduğunu sanmasıdır. Halbuki çok az şey biliriz, çoğu farkında değilizdir, kendimiz dahil, hiç kimseyi anlamda tanımayız.
“Hayat mı? Hiç bilmiyorum”
“Hayat denilen şeyi tek kelimeyle özetlersen nedir?” diye,
Koş Melos!
dün akşam yemeğinde dayıma eşlik ederken
şakalaşır bir tonda sordum
“Hayat mı? Hiç bilmiyorum.
Ne var ki dünya, șehvet ve hırstan ibaret.”
Osamu Dazai
Ne kadar doğru bir tanımlama, tespit. Dünya gerçekten hırs üzerine kurulmuş: İktidar hırsı, kariyer hırsı, para hırsı ve birçok hırs daha.
Her insan gibi benim de hayatın içinde eksikliklerim, yanlışlarım, hatalarım oldu. Şimdi de vardır. Çünkü hayat tam da budur. Herkes için geçerli değil bunlar, ama hata yaparak öğrenirsin bir şeyleri, yaşayarak eksikliklerini hissedersin her an, yanlışlarından ders alırsın.
Ama hiçbir zaman paranın peşinde koşmadım, az bir parayla yetinmeye çalıştım. Hâlâ da öyle kendi hayatımda. Ve hiçbir zaman mikro ve makro iktidarlara da düşkünlüğüm olmadı. Hep bunların bireyi bağlayan, tutsaklaştıran bağlarından sıkıldım. Diğer yandan kariyer yapma gibi bir derdim de olmadı.
Çünkü bu hırsların hepsi tek bir şeye hizmet eder sonuç olarak: Mikro ve makro iktidarlar aracılığıyla insanlara hükmetmek ve onların üzerinde iktidar kurmak. Para sahibi olmak da, hırslı bir insanın çevresindeki insanlar üzerinde -en azından bazılarının üzerinde- iktidar kurmasına neden olabilir. İşte bu noktada iktidar onu uygulayanı da, üzerinde iktidar uygulanını da köleleştirebilir.
Dazai’nin sözünü, bir kez daha son söz olarak tekrarlıyorum:
“Hayat mı? Hiç bilmiyorum…”
Erol Anar
“Belki de Hayata Fazlayız Ya da Eksik” başlıklı yazımdan bir bölüm. 31 Ekim 2025 tarihinde erolanar.org’da yayınlandı.
* Osamu Dazai: İnsanlığımı Yitirirken, İthaki Yayınları, Çevirmen: Peren Ercan, Ocak 2025, İstanbul, sayfa 77.
** Osamu Dazai: “Koş Melos!”, İthaki Yayınları, 4. Baskı: 14 Temmuz 2023 İstanbul, Japoncadan çeviren: Elanur Adalıoğlu Şen, sayfa 42.

Üst görsel: Engin Akyurt, Pexel; Alt görsel: Mike Chai,Pexel.
Share this content:



Yorum gönder