Nefret Üzerine
Özellikle kutuplaşmış toplumlarda birçok şey nefret üzerine kuruludur. İnsanlar kendilerinden farklı kamplardaki diğerlerini ötekileştirebilirler. Ve tüm hayatları bu ve biat üzerine kuruludur. Keskin ve mantıksız bu duyguyu görmek için sosyal medyadaki yorumlara şöyle bir göz atmak yeterlidir. Hemen herkesin nefret objesi bir diğerinden farklıdır ve bu insanlar, topluluklar, gruplar, kurumlar v.s. birbirleriyle yarışır
“Geceleri yatağa uzanır ama uyuyamazdım. Nefret edecek bir sürü șey gelirdi aklıma, ama sonunda yine kendimden nefret ederdim.”* (Yu Hua: Yaşamak)
Aslında başkasından nefret etmek, bir anlamda kendinden de nefret etmek olabilir. Hayatımda sevmediğim şeyler oldu, hâlâ da var. Ama nedense bir türlü bunu beceremedim. Bunu ben de zayıflık olarak değerlendirenlerdenim. Sevmediğim bir şeyi sevmek zorunda da değilim, ama nefret etmek zorunda da değilim.
“Ne istersen yap, engel olmayacağım sana.
Yalnızca bir sey isteyeceğim senden,
insanlarla konuşurken dikkatli ol.
Korkmak gerekir insanlardan…
birbirlerinden nefret eder insanlar.
Hasistirler kıskançtırlar. Hepsi öyledir.
Onları suçlamaya eleştirmeye başladığında
nefret ederler senden,
yok ederler seni.” **
Maksim Gorki
Ana)
Bu cümleye katılıyorum, buna kendi hayatımda da çok tanıklık etmişliğim var. İnsanları yalnızca birkaç kere eleştirmen veya onlardan farklı düşünmen bile onların nefretini kazanman için yeterli olabilir bazen. Bu da aslında ikili ilişkilerin ne kadar ince bir denge üzerinde ve kırılgan olduğunu gösteriyor. Seni yok edemezler belki, ama ilişki bitebilir. Uzun yıllara dayanan bir ilişki bile, taraflardan birisinin diğerine getireceği birkaç eleştiri ve farklı düşünceyle bitebiliyor. Buna da tanıklık etmişliğim, gözlem yapmışlığım var.
Ama ilişki bitecek diye de düşüncelerimi ortaya koymaktan kaçınmam. Çünkü ben kendime, düşüncelerime ve davranışlarıma da eleştirel yaklaşıyorum.
“Eğer nefret ediyorsan, kaybetmişsin demektir.”
Şöyle bir söz okumuştum bir yerlerde: “Eğer nefret ediyorsan, kaybetmişsin demektir.”
Gerçekten de öyle, bu aslında denildiği gibi değer vermek, aynı zamanda çok önemsemek ve umursamaktır. Eğer böyle davranıyorsan, bütün bunları da yapmış oluyorsun ve işin ilginç yanı kendinden de nefret etmiş oluyorsun. Çünkü o şeyin istesen de istemesen de, dolaylı ya da dolaysız bir parçasını oluşturuyorsun;
Neden enerjimi bu davranışa ve böylelikle kendi zihnimi de zehirlemeye harcayayım. Daha yararlı bir şey yapabilirim bunun yerine.
Sevme, karşı koy, kabul etme, mücadele et! Ama nefret etme zayıflığına düşersen, kendi hayatını zehir etmiş oluyorsun kendine.
Erol Anar
* Yu Hua: Yaşamak, Jaguar Kitap, Çevirmen: Bahar Kılıç, 2019, sayfa 42.
** Maksim Gorki: “Ana”, Can Yayınları, Çeviri: Ergin Altay, Kasım 2024, İstanbul, sayfa 28.

Üst görsel: Ike louie Natividad, Pexel, Alt görsel: Pixabay, Pexel.
Share this content:



Yorum gönder